Ana sayfa En İyiler Emektar Malzemeci Süreyya Soner

Emektar Malzemeci Süreyya Soner

637
0
PAYLAŞ

O belki de Beşiktaş’ta herkesten çok şampiyonluk gördü. Beşiktaş’ta herkesten çok onun emeği var: Siyah beyazlı ekibin emektar malzemecisi Süreyya Soner.

1981 senesinde kulüp kapısından içeri girip malzemeci oldu. O gün bugündür, tam 36 senedir tekrar bağlarını koparmadı kulüpten. 1981, o kadar eski. Daha Süleyman Seba başkan bile olmamış. İdman olsun olmasın sabahın 5 buçuğunda çıkıyor evden, artık akşam kaçta dönebilirse. Bunca senedir kullandığı izinleri toplasan senin benim senelik iznimiz etmez belki de. Öyle bir emekçi malzemeci Süreyya Soner.

Süreyya ağabey futbolcuların gol atmasını beklerken çocuğuna 2,5 ay isim koyamadı.

Eşi ilk çocuğuna hamileyken Beşiktaş Kıbrıs’ta kamp yapıyor. Doğal Süreyya da orada. Haber geliyor ki Süreyya’nın bir oğlu olmuş. Kampın da bitmesine 20 gün var. Süreyya Soner arıyor eşini ve “Oğlana isim koymayın. Kamptan sonrasında maçlar başlamış olacak. İlk golü atanın ismini koyalım.” Kamp sonlanmış oluyor, maçlar başlıyor. İlk maç 0-0. İkinci maç 0-0. Sonra araya ulusal maç giriyor, yedi gün da öyle vakit geçiyor. Sonra Kocaelispor maçı var. “Onların kadrosu zayıf, minimum 3 4 gol atarız.” diye düşünüyor. Maç başlıyor. Beşiktaş’ın ilk golünü Walsh atıyor. Haydaa. Süreyya abi devre içinde Metin-Ali-Feyyaz’a gidip durumu anlatıyor ve ‘Gol atın’ diyor. İkinci yarı başlıyor. Dakika 90, golü yine Walsh atıyor. Maç da bu şekilde sonlanıyor. Metin-Ali-Feyyaz gelip Süreyya Soner’i teselli etmeye çalışıyor: “Haftaya Bursa maçı var, o süre atarız.” ama Süreyya’nın sabrı kalmamış. “Oğlan nerede ise askere gidecek, sizin yüzünüzden hala isim koyamadık.” diyor. Oğluna da babasının ismini koyuyor: Şevki Yasin.

İkinci çocuğunun isim babası ise Del Bosque. Süreyya Soner’in ikinci çocuğu ise kız oluyor. Bu sefer de ekip İsviçre’de. Hava yağmurlu o zamanki teknik direktör Del Bosque, Süreyya’yı yanına çağırıp “Yağmur yağıyor, kızının adına yağmur mu koydun?” diyor. Süreyya Soner de “Tamam” diyor ve eşini arayarak çocuğa Yağmur ismini koymalarını söylüyor. Takımla beraber gitmediği şehir, görmediği ülke kalmadı Süreyya abinin bütün hayatı şehir şehir, ülke ülke gezmekle geçti. Takım Fizan’a deplasmana gitse, Süreyya Soner de takımla birlikte.

Bir gün eşi arıyor Süreyya’yı. “Akşam eve gelirken meyve de al.”

“Ne meyvesi hanım, ben Diyarbakır’dayım.”

Bir seferinde de hastalanmış Süreyya Soner. İki gün gidememiş işine. O dönem Beşiktaş’ta forma giyen Les Ferdinand da merak edip sormuş takımdakilere adresini alıp Süreyya’nın Zeytinburnu’ndaki evine gitmiş ziyarete.

Süreyya’nın annesi: “Oğlum bir Arap seni soruyor.”

Ferdinand almış o gün Süreyya’yı özel bir hastaneye götürmüş. 3 günlük bir tedaviden sonra da tesislere.

Quaresme ile Süreyya’nın arası çok iyidir. Fakat ilk tanışmaları kavgayla olmuş. Şöyle ki;

Quaresma’nın takımda imza töreni olduğu gün Süreyya abi hazırlamış soyunma odasında malzemeleri. Quaresma da soyunma odasının başka bir bölümünde soyunmaya başlamış. “Orada rahat edemezsin gel burada soyun.” “Hayır sen malzemeleri buraya getir.” derken küçük bir uyuşmazlık olmuş aralarında.

Tercüman da iş olsun diye “Süreyya abi malzemeci. Onu dinlersen uzun süre takımda kalırsın. Dinlemezsin gönderirler.” demiş.

Sonrasını biliyorsunuz ki zaten.

2007’de Beşiktaş’ın 2-1 kazandığı Liverpool maçı sonrası siyah beyazlılar sevinç, Liverpoollular hüzün içindeyken Süreyya abi yerde oturan Gerrard’ın yanına giderek efsane kaptanı yerden kaldırıyor. Soyunma odasına doğru beraber yürüyorlar.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here